Türkiye Liyakatsizlikler ve Torpiller Ülkesidir
''Altın, çöpe düşse, değerini kaybeder mi?
Tenekeyi parlatsan, hiç, çeyrek
altın eder mi?..''
Günümüzün liyakatsiz Türkiye'sinde,
bu sözleri hatırlamamak ve bu sözlere hak vermemek mümkün değildir. Toplum,
toplumun bir kesimi, bulunduğumuz muhitteki insanlar, her ne kadar bize "aşağılıkoğlu aşağılık"mışız gibi davransalar da, biz, onların, yani
pisliğin/çöpün arasında olduğumuz için kıymetsiz görünüyoruz. Ama bizim
cinsimizden anlayan, bizi seçebilecek bir mahir göze denk gelse idik, bizi o
çöpten/pislikten çıkarabilecek ve temizleyip sergileyebilecek, sunacak bir
sarrafa denk gelse idik, cümle âlem ve bilhassa uzun müddetler içerisinde zarar
gördüğümüz muhit, neler kaçırdıklarını veya neler kaybettiklerini anlarlardı. O
muhit ve içerisindekiler, ki, bizim kıymetimizi ve değerimizi anlasa idiler,
kendileri de mesut olacaklardı ama bunun yerine, bizim yerimize, alelade bir
teneke parçasını tutup parlatmayı mesele bildiler. Bunu doğru yol kabul
ettiler. Ayaklar baş, başlar ayak oldu...
Kırgızca, iki tane beğendiğim
kelime var. Bunların ilki "köröalbastık", ikincisi de
"içitarlık"tır. Köröalboo; görmezden gelmek, demektir. İçitarlık da; insanın içinin dar olması demektir. Yani; çekemez,
kıskanç, cahil, bozguncu, fitneci demektir. Ve maalesef, ne var ki, bizler, "köröalbastık"a "içitarlık"a kurban gidiyoruz.
Bazı çiçekler bazı topraklarda
yetişemiyor.
Bulunduğumuz sağcı muhit, bizim yetişip serpilebileceğimiz verimli topraklardan değildir. Çünkü bugün sağcılarda liyakatin yerini adam kayırmacılık ve torpil almıştır.
Çepni Serhat, 28 Temmuz, 12.34,
Trabzon.
Yorumlar
Yorum Gönder