Kendime Mektup - 2
Ey evlat! Seni yine sen kaldırabilirsin! İçindeki dünyâyı yeşertebilecek yine ancak sensin! Doğrul, ayağa kalk! İlhâmın olan ziyâlılara bak! Yalnız bir kez varsın bu cihânda. Onda da neşeli yaşa, dâvân ve hattâ dâvâların uğruna, maksatla yaşa! Çabalamakla, emekle, uğraş ile güzeldir, zevklidir; hayat.
Zamânının çok kıymetli olduğunu unutma. Her dakikanı planlı yaşa. Günlerini boşa geçirme. Düne, geçen günlere tekrar dönemeyeceksin. Her günü kendine bir armağan bil. Ölümün seni ne zaman yakalayacağı belli değil, fakat yakalayacak. Bu üzücü bir söz... Fakat işte bundan, bu hakîkatten ötürü... Mutlu olmalısın. Mâneviyâtını güçlü tut. İnsanı insan yapan; dâvâ, çaba ve mâneviyâttır. Bunları kaybetme.
Ve sevmeyi de unutma. Evvelâ kendini, sonra her şeyi... Ki, bilmelisin; sevmeden ve sevilmeden geçen ömürler haraptır!
Ardında hayırla anılacak bir isim bırakmak, evlâ olandır, unutma. İnsanlara karşı nâzik ol, onlara güleryüzle, hırstan uzak sevgi dolu gözlerle bak. İyi ol, insanca davranışlarda bulun. Ki sana da böyle bakılıp, böyle davranılsın. Fakat, seni aptal yerine koymalarına, sana hakaret etmelerine, sana fenâlık yapmalarına Çepnilikle karşılık ver. Benliğinden tayma!
Son sözler yine yeni ufuklar üstüne! Düşlemeyi, kurmayı, istemeyi, bu uğurda kilometreler aşmayı ve çetin ise de çetin imtihanlara girmeyi sakın ola bırakma! Bir gün muvaffak olacaksın. Kaderine ve emeğine güven. Hiçbir şey başaramazsan bile, bil ki bu uğurda düşmek, kırılmak, yok olmak, galip ölmektir!
Çepni Serhat Öztürk
24.10.2026
15.17
Altındağ-Ankara
Yorumlar
Yorum Gönder